“Bok temizle,

boktan adamlara

muhtaç olma”

 

 

Tahir ÖZGÜR

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını dinliyorum…

Tarafsız Cumhurbaşkanı miting yapıyor ve oy istiyor.

Niyeyse…

Bana ne, ne derse desin…

Ama birden yüreğime hançer sokuyor…

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu klozet kapağı polemiği üzerinden eleştirirken birden tuvalet temizleyen emekçileri aşağılayan bir tavır takınıyor.

O an ekran karşısında neler düşündüğümü ve neler söylediğimi buraya yazmayacağım…

Ama bu sözlerin en çok da beni neden incittiğini anlatacağım sizlere…

Hatay’ın Kırıkhan ilçesi…

Benim Babam Sado Ağa

Yani öyle bilinir…

Çocukları okusun diye köyündeki  bir kaç karış toprağını, kardeşlerine bırakıp şehre göçen Sait Karagün.

Daha özgür bir dünya da yaşayabilmek umuduyla, herkesin "Özgürlük" demeye korktuğu günlerde soyadını değiştirip "Özgür" yapan adam; Sait Özgür…

Ailenin en büyük çocuğu olduğu için ona ölene kadar Sado Ağa dediler.

Gönülden bir Ağa idi zaten.

Aşçılık yaptı, tatlıcılık yaptı, seyyar satıcılık yaptı, kafasında tepside tatlı sattı, okul önlerinde dondurma sattı, su sattı…

Hep birlikte yaptık bunları…

Bir ara Kırıkhan Belediyesi’nin tuvaletinde temizlikçilik de yaptı.

Sanırım 2 yıl kadar bok temizledi.

Ben o zamanlar  ilkokulda okuyorum.

Babamın tuvalet temizlediğini insanlara söylemeye utanıyorum.

Okuldan çıkınca  bir Girit Göçmeni olan annemin hazırladığı yemeği sefertasına koyuyor,  babamın bok temizlediği tuvalete götürüyorum.

Babam da annemin yaptığı yemekleri yerken  yanında duruyor, kirlenen tuvaletlere elimdeki teneke ile su döküyor ve babamın işini ben yapıyorum.

Arkadaşlarım ve tanıdıklar geçerken de kimse beni  tuvalet temizlerken görmesin diye saklanıyorum.

Bu tedirginliğim ve utangaçlığım babamın gözünden kaçmıyor tabi.

Sado Ağa, yine böyle saklandığım günlerden bir gün beni  karşısına aldı  ve şunları söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sen de dinle Sado Ağa’yı.

Dedi ki:

“Oğlum bak. Çalışmak utanılacak bir şey değildir. Çalışmayıp da ne yapalım. Hırsızlık mı yapalım. Hırsızlık utanılacak bir şeydir çalışmak değil.

Evet biz bok temizliyoruz, ama çalışıyoruz.

Sakın şunu unutma oğlum, “

Bok temizle ama boktan adamlara muhtaç olma”

Ne diyeceğimi şaşırdım.

Dondum kaldım…

O günden sonra hiç utanmadım…

Babamın yaptığı işten ve  bok temizlemekten hiç utanmadım.

Baban ne iş yapıyor” diye soran kim olursa olsun, “Tuvalet temizliyor” diye yüksek sesle ve  gururla cevap verdim.

Okuldan arkadaşlarımı babamın bok temizlediği tuvaletin önündeki küçük  tahta barakaya davet bile ettim.

Orada derslerime çalıştım…

Gururla ve onurla…

Çünkü çalışıyorduk…

Sado Ağa… Yani Benim Babam hırsızlık yapmıyordu, kimsenin emeği ile kazandığını çalmıyor çırpmıyordu…

Bok temlizliyor ama boktan adamlara muhtaç olmuyordu.

Ölene kadar da öyle yaşadı.

Bok temizledi ama boktan adamlara muhtaç olmadı.

Hem de  etraf boktan adamlardan geçilmezken.